Fortis ve ING Bank’ta başlayan bankacılıkta yabancı CEO dönemi HSBC Bank’la devam ediyor.
BARIŞ BEKAR / PARA DERGİSİ
Uzmanlara göre, Türkiye pazarını öğrenen yabancılar artık kendilerine daha yakın gördükleri CEO’larla çalışmayı tercih ediyor...
TÜRKİYE’DE bankalardan sonra banka yöneticileri de yabancılaşıyor. Bankalara yabancı yönetici getirme eğilimi Millenium Bank ve Taib Yatırım Bankası’yla başlamış, geçen yıl da ING Bank’la devam etmişti. Önceki hafta ise HSBC Bank Türkiye CEO’su (İcra Kurulu Başkanı) Piraye Antika’nın yerini yabancı bir CEO’ya bırakacağı kamuoyuna duyuruldu. Böylece HSBC Bank’la birlikte yabancı yöneticiye geçen banka sayısı 6’yı buldu.
Millenium Bank, Taib Yatırım Bankası, JP Morgan, Fortis ve ING Bank’tan sonra şimdi de HSBC Bank eylül ayı ile birlikte yabancı bir CEO tarafından yönetilecek. 20 yıldır Piraye Antika tarafından yönetilen HSBC Bank’ın bu açıklaması, bir anlamda sektörde yaşanan ve önümüzdeki günlerde de yaşanması olası değişikliklerin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Daha önce Türkiye’de ofis ya da temsilcilik açan, tek şubeyle faaliyet gösteren yabancı bankaların genel müdürlük koltuğunda yabancı yöneticiler otururdu. Artık çok şubeli ve orta ölçekli mevduat bankalarının da yabancı yöneticiler getirmeye başladığı gözleniyor.
Türkiye’de az şubeli banka olarak hizmet veren Arap Türk Bankası, Bank Mellat ve WestLB gibi bankalarsa zaten hiç yerli genel müdür atamayanlardan...
NEDEN YABANCI CEO İSTENİYOR?
Peki yabancı yönetici ataması bankacılık sektöründe bir trend haline gelebilir mi? İnsan kaynakları şirketi HRM’nin kurucu ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka, yabancı bankaların önce ülkenin dokusunu anlayıp sonra yabancı bir yönetici getirmeyi tercih ettiklerini düşünüyor. Nazlıaka, “Bu yüzden söz konusu trendin önümüzdeki yıllarda da süreceğini tahmin ediyorum” diyor. Ardından da bu yönelimin gerekçesini şöyle açıklıyor:
“Müşteriler Türkiye’nin yurtdışından nasıl göründüğünü çok merak ediyor. Bu konuda gerçekçi bakabilen bir yönetici çok önemli. Yine banka müşterileri, yabancı yöneticilerin makro düzeyde daha gerçekçi bilgi verdiğini düşünüyor. Ülke riskinin algılanmasında ve Türkiye’nin dışarıdan nasıl göründüğünün sorgulanmasında yabancı yöneticinin müşteri üzerinde olumlu bir etkisi oluyor. Ancak buna karşılık yabancıların, ülke gerçeklerine ve yerel kültüre uzak olmaları nedeniyle yanlış değerlendirme yapma riski de her zaman var. Ancak bu risk, yabancı CEO’ların alt ekipleri kuvvetliyse ve tepe yönetimin güvenini kazanmış olmaları halinde azalıyor.”
Uzmanlara göre, yerli yöneticilerse ülkenin şartlarını daha iyi tanıdıkları için müşterilerle daha sıcak iletişim kurabiliyor. Ekiplerini daha doğru oluşturup yönetebilen yerli CEO’ların ücret ve yan imkanlar paketi de yabancılara oranla daha ekonomik. İşte yerli CEO’ların bu avantajlarını göz önünde bulunduran bazı bankalar, yabancı CEO’lara itibar etmiyor.
Yönetici araştırma ve eleman seçimi konusunda danışmanlık hizmeti veren Alanyalı&Alanyalı’nın yönetici ortağı Mehtap Alanyalı da yerli yöneticilerin bu avantajlarına rağmen Türkiye bankacılık sektöründe bir “yabancılaşma” süreci yaşandığı kanısında. Alanyalı’ya göre, bu sürecin ilk aşamasını da banka yöneticilerinin değiştirilmesi oluşturuyor:
“Bu süreç, emekli olan ya da ayrılanların yerine genelde yabancı yönetici atanmasıyla başladı. Çokuluslu şirketler, tepe yöneticilerini ana merkezlerinden gönderir. Bildikleri, tanıdıkları, daha önce başka ülkelerde görev verdikleri yöneticileri görevlendirmeyi doğru buluyor ve böyle çalışıyorlar. Ayrılan yöneticinin yerine geçebilecek güçlü aday yoksa dışarıdan getiriyorlar.”
(Kaynak:finansgundem)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder