Bankalardaki toplam mevduat,2 milyar 586,2 milyon lira artarak, 527 milyar 43,4 milyon liraya yükseldi.
Bankalardaki toplam mevduat, 10 Kasım tarihi itibarıyla 3 Aralık'a kıyasla 2 milyar 586,2 milyon lira artarak, 527 milyar 43,4 milyon liraya yükseldi. Bankalardaki toplam mevduat 3 Aralık tarihinde 524 milyar 457,2 milyon lira idi. Aynı dönemde TL cinsinden mevduat 4 milyar 633,1 milyon lira artarak, 357 milyar 947,5 milyon liradan 362 milyar 580,6 milyon liraya çıktı. Yabancı para cinsindenmevduat ise 151 milyar 938,2 milyon liradan 150 milyar 435,2 milyon liraya geriledi. 10 Aralık itibarıyla 14 milyar 27,6 milyon lira olan bankalararası mevduatın ise 9 milyar 676,8 milyon lirası Türk Lirası, 4 milyar 350,7 milyon lirası da yabancı paradan oluştu.
23 Aralık 2010 Perşembe
17 Aralık 2010 Cuma
Kredi Kartlarına Yeni Düzenlemeler Geldi
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, kredi kartlarının asgari ödeme tutarları ve nakit çekimleri ile ilgili önemli değişiklikler yaptı.
Buna göre halen yüzde 20 olarak uygulanan kredi kartı asgari ödeme tutarı yüzde 40'a kadar çıkarılabilecek, kart borcunu 3 defa yarısından az ödeyen nakit çekim yapamayacak.
ESKİ İLE YENİ FARKLI OLACAK
Resmi Gazete'de de yayımlanan yönetmelikte, asgari ödeme tutarları ile ilgili iki ayrı düzenleme yapıldı. Mevcut kredi katları ile yeni alınacak kredi kartlarında farklı asgari ödeme zorunlulukları uygulanacak.
Buna göre, ödenmesi gereken asgarî tutar, kredi kartı limiti 15 bin Türk Lirasına kadar olan kredi kartlarında dönem borcunun yüzde 25'inden, limiti 15 bin liradan 20 bin liraya kadar olan kredi kartlarında dönem borcunun yüzde 30'undan, limiti 20 bin lira ve üzerinde olan kredi kartlarında ise dönem borcunun yüzde 40'ından aşağı olmayacak.
Yeni tahsis edilen kredi kartlarında da kullanım başlangıcı tarihinden itibaren bir yıllık sürenin dolmasına kadar dönem borcunun yüzde 40'ından aşağı olamayacak.
Yönetmelikte yapılan değişikliğe göre, yeni verilecek kredi kartları hariç olmak üzere, asgari ödeme oranlarının bugünden itibaren 24. aya kadar, kredi kartı limitlerine göre en az yüzde 22 ile en çok yüzde 35'e kadar artırılmasını öngören bir intibak süreci uygulanacak.
Yönetmelik kapsamında, yapılan bir başka değişiklikle şubeler kanalıyla yapılan kart iptaline ilişkin taleplerde, bu talebin hangi tarihte alındığına dair şube yetkililerince imzalanmış bir belgenin veya doldurulan iptal talep formunun bir örneğinin kart hamiline verilmesi zorunlu tutuldu.
NAKİT ÇEKİME SINIRLAMA
Bir takvim yılı içinde kredi kartı borcunu 3 defa dönem borcunun yarısından az ödeyenin nakit çekim hakkı elinden alınacak. Bu kredi kartlarının limitleri de dönem borcunun tamamının ödenmesine kadar arttırılamayacak.
Öte yandan yönetmeliğin, bu maddesi 6 ay sonra yürürlüğe girerken, diğer maddeler bugünden itibaren yürürlüğe girdi.
Kaynak: Hurriyet
Buna göre halen yüzde 20 olarak uygulanan kredi kartı asgari ödeme tutarı yüzde 40'a kadar çıkarılabilecek, kart borcunu 3 defa yarısından az ödeyen nakit çekim yapamayacak.
ESKİ İLE YENİ FARKLI OLACAK
Resmi Gazete'de de yayımlanan yönetmelikte, asgari ödeme tutarları ile ilgili iki ayrı düzenleme yapıldı. Mevcut kredi katları ile yeni alınacak kredi kartlarında farklı asgari ödeme zorunlulukları uygulanacak.
Buna göre, ödenmesi gereken asgarî tutar, kredi kartı limiti 15 bin Türk Lirasına kadar olan kredi kartlarında dönem borcunun yüzde 25'inden, limiti 15 bin liradan 20 bin liraya kadar olan kredi kartlarında dönem borcunun yüzde 30'undan, limiti 20 bin lira ve üzerinde olan kredi kartlarında ise dönem borcunun yüzde 40'ından aşağı olmayacak.
Yeni tahsis edilen kredi kartlarında da kullanım başlangıcı tarihinden itibaren bir yıllık sürenin dolmasına kadar dönem borcunun yüzde 40'ından aşağı olamayacak.
Yönetmelikte yapılan değişikliğe göre, yeni verilecek kredi kartları hariç olmak üzere, asgari ödeme oranlarının bugünden itibaren 24. aya kadar, kredi kartı limitlerine göre en az yüzde 22 ile en çok yüzde 35'e kadar artırılmasını öngören bir intibak süreci uygulanacak.
Yönetmelik kapsamında, yapılan bir başka değişiklikle şubeler kanalıyla yapılan kart iptaline ilişkin taleplerde, bu talebin hangi tarihte alındığına dair şube yetkililerince imzalanmış bir belgenin veya doldurulan iptal talep formunun bir örneğinin kart hamiline verilmesi zorunlu tutuldu.
NAKİT ÇEKİME SINIRLAMA
Bir takvim yılı içinde kredi kartı borcunu 3 defa dönem borcunun yarısından az ödeyenin nakit çekim hakkı elinden alınacak. Bu kredi kartlarının limitleri de dönem borcunun tamamının ödenmesine kadar arttırılamayacak.
Öte yandan yönetmeliğin, bu maddesi 6 ay sonra yürürlüğe girerken, diğer maddeler bugünden itibaren yürürlüğe girdi.
Kaynak: Hurriyet
6 Aralık 2010 Pazartesi
Bankacılık sektörü ne durumda?
Bankacılık sektörü ne durumda merak ediyor musunuz? Bu konuda BDDK’nın yayınladığı bilgileri inceleyince aşağıdaki sonuçlara ulaşılıyor.
1. Bankaların takipteki kredileri toplam kredilerin 4.2%’sidir.
2. Banka menkul değerlerinin ortalama vadesi 1221 gün yani yaklaşık üç yıldır.
3. Alım satım amaçlı menkul değerlerin ortalama vadesi ise 914 gündür, yani 2.5 yıl seviyesindedir. Yabancı bankaların ortalama vadesi yerli bankaların ve kamu bankalarının ortalama vadesine göre daha yüksektir.
4. Bankacılık sektörünün 2010 yılı üçüncü çeyrek karı 11.7 milyar USD’dir. Bu rakamın 6.7 milyar USD yerli özel bankalarının, 3.8 milyar USD kamu bankalarının ve 1.3 milyar USD yabancı bankaların karlarıdır.
5. Toplam 331 milyar USD kullandırılan kredinin, 172 milyar USD tutarını yerli özel bankalar kullandırmaktadır. Konut kredileri toplam 38 milyar USD olarak gelişmiş ülke kredi tutarlarının oldukça altındadır.
6. Türkiye’de bankaların 191 milyar USD değerindeki menkul kıymet portföyünün yaklaşık 82% değerindeki tutarı devlet tahvilinden oluşmakta olup, yaklaşık 11%’lik kısım Eurobond yatırımlarından oluşmaktadır. Bankalar hazine bonosu (kısa vadeli bono) portföyünde sadece 2% oranında bir yatırım bulundurmaktadır.
7. 398 milyar USD’nin 178 milyar USD değerindeki kısmı yaklaşık 38.000 hesapta tutulmakta olup, nüfusun 1%’den azı mevduatın 80%’ine sahiptir. Mevduatların 91%’i üç ay ve daha kısa vadeli mevduat olup, bu tutar bankalar için ucuz maliyetli kaynak oluşturmaktadır. Bu kompozisyon bankaların TL’ye güvenerek uzun vadeli yatırıma yönelirken banka müşterilerinin uzun vadeye yatırım yapmakta daha çekingen kaldıklarını göstermektedir.
8. Bankaların likiditelerinin yüksek olduğu dikkati çekmektedir. Bankaların sermayeleri toplam 117 milyar USD olup özel bankaların sermayesi 60 milyar USD ve kamu bankalarının sermayesi 37 milyar USD’dir. Bankaların sermaye yeterliliği oranlarının (Sektör:19.3; Özel Bankalar: 18.5; Kamu Bankaları: 22.4; Yabancı Bankalar: 17.6) da oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Bu oranların yabancı bankalarda en optimum olacak seviyelerde belirlendiği, daha sonra özel bankalarda ve en son kamu bankalarında etkin karlılık sağlayacak seviyelerde tutulduğu görülmektedir.
9. BDDK tarafından bankacılarla yapılan periyodik anket sonucunda kredilerin artacağı ve ekonomik göstergelerin bozulma ihtimalinin az olduğu hakim görünüyor.
Türkiye’de bankacılık sistemi gelişmiş piyasaların aksine şu dönemde en sağlıklı günlerini geçiriyor gibi duruyor. Geçmiş krizlerden alınan derslerin ve stratejik yaklaşımların etkisi net bir şekilde bilançolara yansımış duruyor.
Dr. Belma Öztürkal/Finansonline
1. Bankaların takipteki kredileri toplam kredilerin 4.2%’sidir.
2. Banka menkul değerlerinin ortalama vadesi 1221 gün yani yaklaşık üç yıldır.
3. Alım satım amaçlı menkul değerlerin ortalama vadesi ise 914 gündür, yani 2.5 yıl seviyesindedir. Yabancı bankaların ortalama vadesi yerli bankaların ve kamu bankalarının ortalama vadesine göre daha yüksektir.
4. Bankacılık sektörünün 2010 yılı üçüncü çeyrek karı 11.7 milyar USD’dir. Bu rakamın 6.7 milyar USD yerli özel bankalarının, 3.8 milyar USD kamu bankalarının ve 1.3 milyar USD yabancı bankaların karlarıdır.
5. Toplam 331 milyar USD kullandırılan kredinin, 172 milyar USD tutarını yerli özel bankalar kullandırmaktadır. Konut kredileri toplam 38 milyar USD olarak gelişmiş ülke kredi tutarlarının oldukça altındadır.
6. Türkiye’de bankaların 191 milyar USD değerindeki menkul kıymet portföyünün yaklaşık 82% değerindeki tutarı devlet tahvilinden oluşmakta olup, yaklaşık 11%’lik kısım Eurobond yatırımlarından oluşmaktadır. Bankalar hazine bonosu (kısa vadeli bono) portföyünde sadece 2% oranında bir yatırım bulundurmaktadır.
7. 398 milyar USD’nin 178 milyar USD değerindeki kısmı yaklaşık 38.000 hesapta tutulmakta olup, nüfusun 1%’den azı mevduatın 80%’ine sahiptir. Mevduatların 91%’i üç ay ve daha kısa vadeli mevduat olup, bu tutar bankalar için ucuz maliyetli kaynak oluşturmaktadır. Bu kompozisyon bankaların TL’ye güvenerek uzun vadeli yatırıma yönelirken banka müşterilerinin uzun vadeye yatırım yapmakta daha çekingen kaldıklarını göstermektedir.
8. Bankaların likiditelerinin yüksek olduğu dikkati çekmektedir. Bankaların sermayeleri toplam 117 milyar USD olup özel bankaların sermayesi 60 milyar USD ve kamu bankalarının sermayesi 37 milyar USD’dir. Bankaların sermaye yeterliliği oranlarının (Sektör:19.3; Özel Bankalar: 18.5; Kamu Bankaları: 22.4; Yabancı Bankalar: 17.6) da oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Bu oranların yabancı bankalarda en optimum olacak seviyelerde belirlendiği, daha sonra özel bankalarda ve en son kamu bankalarında etkin karlılık sağlayacak seviyelerde tutulduğu görülmektedir.
9. BDDK tarafından bankacılarla yapılan periyodik anket sonucunda kredilerin artacağı ve ekonomik göstergelerin bozulma ihtimalinin az olduğu hakim görünüyor.
Türkiye’de bankacılık sistemi gelişmiş piyasaların aksine şu dönemde en sağlıklı günlerini geçiriyor gibi duruyor. Geçmiş krizlerden alınan derslerin ve stratejik yaklaşımların etkisi net bir şekilde bilançolara yansımış duruyor.
Dr. Belma Öztürkal/Finansonline
2 Aralık 2010 Perşembe
Bankaların işlem geliri 8 milyar
Babacan, bankaların, kredi kartı ücret ve komisyonları ile hesap işletim ücretinden oluşan faiz dışı gelirlerinin yüzde 2,7 arttığını açıkladı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankaların, kredi kartı ücret ve komisyonları ile hesap işletim ücretinden oluşan faiz dışı gelirlerinin, Eylül 2010 dönemi itibarıyla geçen yıla göre yüzde 2,7 artarak 8 milyar liraya ulaştığını bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, milletvekillerinin sözlü sorularını cevaplayan Babacan, bankaların, bireysel ve ticari bankacılık hizmetlerinin belirli bir karşılığı olarak, müşterilerinden 'hesap işletim', 'yıllık hesap' ve 'yıllık mevduat' gibi isimler adı altında ücret tahsil ettiklerini söyledi. Bu miktarın bankalarca belirlendiğini işaret eden Babacan, "Mevcut durumda kriterlere ilişkin herhangi bir mevzuat bulunmamaktadır. Kredi kartı ücret ve komisyonları ile hesap işletim ücreti gibi gelirler, faiz dışı gelirler altında sınıflanan bankacılık hizmet gelirlerinde muhasebeleştirilmektedir.'' dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankaların, kredi kartı ücret ve komisyonları ile hesap işletim ücretinden oluşan faiz dışı gelirlerinin, Eylül 2010 dönemi itibarıyla geçen yıla göre yüzde 2,7 artarak 8 milyar liraya ulaştığını bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, milletvekillerinin sözlü sorularını cevaplayan Babacan, bankaların, bireysel ve ticari bankacılık hizmetlerinin belirli bir karşılığı olarak, müşterilerinden 'hesap işletim', 'yıllık hesap' ve 'yıllık mevduat' gibi isimler adı altında ücret tahsil ettiklerini söyledi. Bu miktarın bankalarca belirlendiğini işaret eden Babacan, "Mevcut durumda kriterlere ilişkin herhangi bir mevzuat bulunmamaktadır. Kredi kartı ücret ve komisyonları ile hesap işletim ücreti gibi gelirler, faiz dışı gelirler altında sınıflanan bankacılık hizmet gelirlerinde muhasebeleştirilmektedir.'' dedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)